jump to navigation

KIRK AMBAR 27 Mart 2007

Posted by ikindivakti in iz birakanlar.
3 comments

“Bu zavallı satırların hiçbir okuyucusu olmasa bile. Denize atılan bir şişe onlar. Belki dalgalar asırlarca sonra aşina bir ele tevdi edecek onları…”
Cemil Meriç, Jurnal, 1955…

__read_and_write___by_reel_life.jpg

Kimi başında taçla doğar, kimi elinde kılıçla.. Ben kalemle doğmuşum. İnsanlar kıyıcıydılar, kitaplara kaçtım. Kelimelerle munisleştirmek istedim düşman bir dünyayı. Şiirle başladım edebiyata, cıvıldayan bir kuş kadar rahattım yazarken, kulaklarımda bir ses uğulduyordu, etrafımdakilerin duymadığı bir ses. Ve defterler kendiliğinden doluyordu. Sonra ilmin, ilhamı dizginleyen sert disiplini.. histen ve hissiden utanış. Nazımdan nesre, öznelden nesnele adayış. 940′lardaki yazılarımın ayırıcı vasfi, ukalalık. Batı irfanını ülke ülke, devir devir keşfe çıkan genç bir tecessüs..

‘Kırk Ambar’ bir mefhumlar kamûsu,
derbeder ve dağınık bir ansiklopedi.

Başka deyişle,
kurmak istediğim büyük abidenin birkaç sütunuyla birkaç odası..

‘Kırk Ambar’ bataklığa fırlatılan bir kaya parçası,
kurbağaların bile barınmadığı bu ölü sulardan
en küçük bir ses çıkmadı…”

iste cemil meric..
bu aralar okudugum kitaplardan birisi “kirk ambar”
cok yavas ilerledigimden biraz ara verdim. Acaba iciniz de okumayi tamamlayan var mi:)

Ölümün Yükselişi Ve Çöküşü 15 Mart 2007

Posted by ikindivakti in iz birakanlar, varsayılan.
2 comments

touch_by_dasilenz.jpg

Ne zaman bir yakını ölse birinin,
Onu ilk-ölüm sanır kalır o.

Ne zaman bir sevdiği ölse birinin,
Onu en-ölüm alır kalır o.

Ne zaman bir saydığı ölse birinin,
Onu hep-ölüm bulur kalır o.

Ne zaman bir-bildiği ölse birinin,
Onu son ölüm sayar kalır o.

Ne zaman bir umduğu ölse birinin,
Onu yok-ölüm duyar kalır o.

Ne zaman bir herşeyi ölse birinin,
Kendini ölümlerle yaşar kalır o.

Ne zaman bir kendisi ölse birinin,
Ölümlerde kendini yaşar kalır o.

Özdemir Asaf

Dun bir ölüye dokundum
ve
dunya dustu sırtımdan..

Anons 10 Mart 2007

Posted by ikindivakti in iz birakanlar.
2 comments

sessiz_ii_by_nvr_x.jpg

Allah biliyor ya
benim şaşkınlığım sizinkine benzemez
hayrete düşürür beni umursamadığınız şeyler
mesela ırmağa binen balık
güneşi sırtında taşıyan dağ
ve peribacaları, avurtları çökmüş kayalar
ve sarışın semazenler, ayçiçekleri
hayrete düşürür beni.

merakım da sizinkine benzemez
şöyle seslenirim bazen:
yağmurkuşu bana bir şeyler söyle
deli ırmak ne fısıldar denize.

savaşım da benzemez savaşınıza
yalın kalem
dayanırım kelam kapılarına
ya simmurga ya morga, farketmez.

ve korkum, o da sizinkine benzemez
saflar sıklaştıkça korkarım
anlaşılmaktan korkarım, düşlerimden korkarım
üstelik kırmızı ışıkta cam silen çocukları
şoförlerden sakınmak zorundayım.

ibrahim tenekeci

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.